Taşınma ve kopuş
Yer değiştirmek çoğu zaman pratik bir iş gibi görülür. Oysa taşınma, alışkanlıkların, sosyal ağın ve tanıdıklık hissinin de yer değiştirmesidir. Bu sayfa taşınmanın görünmeyen tarafını anlatır.
Taşınmanın görünmeyen etkisi
Taşınma, kutuların yerleşmesiyle bitmeyen bir geçiştir. Yeni bir yere gelen kişi ilk haftalarda pratik işlerle meşgul olduğu için ne hissettiğini fark etmez; asıl zorlanma çoğu zaman eşyalar yerleştikten, işler tamamlandıktan sonra başlar. Çünkü kaybedilen şey ev değil, tanıdıklıktır. Hangi fırından ekmek alacağınızı, hangi yoldan gideceğinizi, komşunun kim olduğunu bilmek küçük şeyler gibi görünür ama günün enerjisini sessizce azaltan yükü bunların yokluğu taşır. Yeni yerde her iş bir karar gerektirir ve bu kararların toplamı yorucudur. Bir hekim bulmak, bir tamirci aramak, çocuğun okul yolunu öğrenmek gibi işler tek tek küçüktür ama hepsi aynı aylara sığar. Kendinizi beklediğinizden daha yorgun ve daha isteksiz bulmanız, taşınmanın yanlış bir karar olduğu anlamına gelmez. Çoğu insan için bu, yeni bir yerin haritasını baştan çıkarmanın doğal bedelidir ve zamanla azalır.
Sosyal ağın kaybı
Taşınmayla birlikte kaybedilen en somut şey, kurulması yıllar almış ilişki ağıdır. Yakın arkadaşlar telefonla korunabilir, ancak günlük hayatı taşıyan bağlar başka türlüdür: koridorda karşılaşılan iş arkadaşı, çocuğu aynı okula giden veli, hep aynı saatte görülen esnaf. Bu ilişkiler tek tek önemsiz görünür, toplamı ise insanın bir yere ait olma hissini oluşturur ve taşınınca hepsi aynı anda gider. Aynı şey pratik destek için de geçerlidir; acil bir durumda arayabileceğiniz yakın bir komşunun olmaması, yeni yerde ilk fark edilen eksiklerdendir. Yeni yerde bunların yerine geçecek bağlar kendiliğinden kurulmaz, çünkü çocukluktaki gibi ortak bir zemin hazır değildir. Yetişkinlikte bağ kurmak tekrar eden karşılaşmalar gerektirir. Bu yüzden düzenli olarak aynı yere gitmek, aynı saatte aynı işi yapmak, kısa vadede hiçbir arkadaşlık üretmese bile zemini hazırlar. Zorlamayla değil, tekrarla kurulur.
Geride kalanla bağı sürdürmek
Eski yerle bağı korumak ile yeni yerde kök salmak birbirinin rakibi değildir, ancak ikisi arasında bir denge kurmak gerekir. Sürekli geriye bakmak yeni yerdeki hayatı başlatmayı geciktirir; buna karşılık geçmişi tamamen kesmek de çoğu insanda karşılığı olmayan bir boşluk yaratır. Görüşmeleri tamamen tesadüfe bırakmamak işe yarar, çünkü mesafe arttıkça iletişim kendiliğinden azalır ve bir süre sonra aramamak alışkanlığa dönüşür. Belirli aralıklarla ve karşılıklı biçimde sürdürülen birkaç bağ, sayıca çok ama seyrek bağlardan daha çok işe yarar. Buna karşılık her hafta sonu geri dönmek, yeni yerde hiçbir şeyin yerleşmesine izin vermez. Bir başka nokta da şudur: eski yer siz ayrıldıktan sonra değişmeye devam eder. Geri döndüğünüzde bıraktığınız halini bulamamak beklenen bir şeydir ve bu hayal kırıklığını önceden bilmek, dönüşleri daha katlanılır kılar.
Yeni yerde kök salmak
Yeni bir yere alışmak, o yeri sevmekle değil, orada tekrar eden bir hayat kurmakla başlar. Kök salmanın ölçüsü çoğu insan için şudur: bir işi yaparken artık düşünmek zorunda kalmamak. Bunun için tek gereken zamandır ama zaman tek başına yetmez, tekrar da gerekir. Aynı parka gitmek, aynı pazarda alışveriş yapmak, çocuğun okulundaki etkinliklere katılmak sıradan görünen ama tanıdıklığı biriktiren şeylerdir. Yerel bir şeye dahil olmak, bir kursa, bir derneğe ya da düzenli bir gruba katılmak yetişkinlikte bağ kurmanın en az zorlayan yoludur, çünkü sohbeti başlatma yükünü ortadan kaldırır. Yeni yerde eski hayatınızdaki bir alışkanlığı sürdürmek de bağ kurmayı kolaylaştırır, çünkü hem tanıdık gelir hem de sizi benzer insanların yanına götürür. Kendinize ne kadar zaman tanıyacağınıza dair bir norm aramayın. Bazı insanlar birkaç ayda yerleşir, bazıları çok daha uzun sürede ve ikisi de olağandır.
Zorunlu taşınmalar
Taşınma her zaman bir tercih değildir. İş kaybı, ayrılık, hastalık, ekonomik zorunluluk ya da bir yakının bakımı için yapılan taşınmalarda kişi hem yer değiştirmenin yükünü hem de o yükün nedeni olan kaybı aynı anda taşır. Bu durumda alışma süresinin uzaması beklenen bir şeydir ve kendinize bunun için pay bırakmak gerçekçi olur. Burada işe yarayan ayrım, hangi zorluğun taşınmadan, hangisinin asıl olaydan geldiğini fark etmektir; çünkü ikisi birbirine karıştığında yeni yer haksız yere suçlu görünür ve kişi geri dönmenin her şeyi çözeceğini düşünmeye başlar. Aynı karışıklık ailenin diğer üyelerinde de olur, özellikle taşınma kararına katılmamış çocuklarda. Bir de şu vardır: zorunlu taşınmalarda kişi çoğu zaman veda etmeye fırsat bulamaz. Vedanın eksik kalması, bağın kolay kapanmamasına yol açar ve bunun için sonradan alan açmak mümkündür.
İlgili sayfalar: Ayrılık ve boşanma · İş kaybı · Destek istemek